Friday, May 8, 2009

Bloglamaya değer...


Pek çok alanda faaliyet gösteren şirketler yürüttükleri iletişim çalışmalarında weblogların önemini kavradılar ve stratejilerini yeniden gözden geçirdiler.

Bu durum yaratıcı düşünce ile birleşince yukarıda yer alan afiş gibi ilginç ve dikkat çekici çalışmalar hazırlanmaya başlandı.

Türkiye'de yeni yeni oluşmaya başlanan PR 2.0, sosyal medya araçları kullanılarak yapılan bir iletişim danışmanlığı sistemi.

Webloglar, iletişim stratejistlerinin en önemli paydaşlarından biri artık.

Bu keyifli süreç öyle çok ilgimi çekiyor ki, kariyer planımı bunun üzerine kurmayı bile düşünüyorum.

Not: Türkiye'de UNO ve Tamek, blogları iletişim planlarına dahil eden iki önemli firma.

Sunday, December 14, 2008

Sebze Çorbası


Evde birkaç kabak, havuç, patates ve soğan vardı. Tencerede kaynattığım içme suyunun içine defne yaprağı, zeytinyağı ve tuz katıp sebzelerimi haşladım. Sonra hepsini parçalayıcıa koyup püre kvamına getirdim. Bir başka tencerede sızma zeytinyağı ve un katarak unun kokusu çıkana kadar kavurdum. Haşladığım sebzelerin suyunu yavaş yavaş döküp sebze püresini kattım. Tuz, kimyon, karabiber, pul biber ve biraz kekik katıp sevdiğim gibi koyu kıvam alıncaya dek pişirdim. Dereotum ve maydanozum olsaydı eklerdim. Belki sevenler üzerine biberli ve naneli tereyağ gezdirirler, ben gereksiz bulurum.

Lezzetliydi.Tarifi unutmamak için, çektiğim fotoğrafı sevmesem de buraya ekledim. Zaten kenarı kırık kase ile çekmişim. Her neyse... Bir dahaki sefere başka sebzeleri katıp kimilerini çıkararak, sebzeyi püre değil, parça doğranmış olarak kullanarak farklı versiyonlarını denerim.

François Ozon'un 5 kere 2 (Cinq Fois Deux) filmini izleyeceğim. Lavabonun altındaki musluğun sızıntı yapması dışında keyfimi bozacak bir durum yok. Sıkışan bir miktar parayı tesisatçının eline tutuşturunca o sorun da çözülür nasılsa... :(