Showing posts with label çorbalar. Show all posts
Showing posts with label çorbalar. Show all posts

Sunday, December 14, 2008

Sebze Çorbası


Evde birkaç kabak, havuç, patates ve soğan vardı. Tencerede kaynattığım içme suyunun içine defne yaprağı, zeytinyağı ve tuz katıp sebzelerimi haşladım. Sonra hepsini parçalayıcıa koyup püre kvamına getirdim. Bir başka tencerede sızma zeytinyağı ve un katarak unun kokusu çıkana kadar kavurdum. Haşladığım sebzelerin suyunu yavaş yavaş döküp sebze püresini kattım. Tuz, kimyon, karabiber, pul biber ve biraz kekik katıp sevdiğim gibi koyu kıvam alıncaya dek pişirdim. Dereotum ve maydanozum olsaydı eklerdim. Belki sevenler üzerine biberli ve naneli tereyağ gezdirirler, ben gereksiz bulurum.

Lezzetliydi.Tarifi unutmamak için, çektiğim fotoğrafı sevmesem de buraya ekledim. Zaten kenarı kırık kase ile çekmişim. Her neyse... Bir dahaki sefere başka sebzeleri katıp kimilerini çıkararak, sebzeyi püre değil, parça doğranmış olarak kullanarak farklı versiyonlarını denerim.

François Ozon'un 5 kere 2 (Cinq Fois Deux) filmini izleyeceğim. Lavabonun altındaki musluğun sızıntı yapması dışında keyfimi bozacak bir durum yok. Sıkışan bir miktar parayı tesisatçının eline tutuşturunca o sorun da çözülür nasılsa... :(

Saturday, December 16, 2006

Yoğurt Çorbası @ Vejetaryen Denemeler


"Vejetaryen Denemeler" adı altında bir blog açma fikri aklıma et kullanılarak yapılan bir köftenin soya kıymasına uyarlanmış hali ile nasıl olabileceğini merak etmem sonucu oluştu, yani kendi etsiz yemeklerimi yaratıp pişirebilirim diye düşündüm. Çok sık güncelleyebileceğim bir blog olmamakla birlikte elimden geldiğince bir yaşam felsefesi olarak seçtiğim vejetaryenlik ile ilgili kendi üretimlerimi paylaşacağım. Bunun bana iki yararı olacak: Birincisi elimi yemek yapmaya ve daha da önemlisi yaratmaya alıştırarak becerimi geliştirmek, ikincisi ise fotoğraf çekme konusundaki bitmek tükenmek bilmez tutkumu tatmin etmek.

Tarif vermede çok başarılı olduğum söylenemez, zaten yoğurt çorbasını herkes pişirebilir. Annemden gördüğüm usulü ile ben de bugün bir koca tencere dolusu yaptım. Epeyce doyurucu olduğundan ekmeğe ya da ana yemeğe ihtiyaç duymadım ben. Üzerine kızdırılmış tereyağlı kırmızı biber gezdirmediğim ve ayçiçek yağı kullandığım için çok hafif ve bol nanesiyle pek lezzetli oldu.

İçindekiler:

1 yumurta
3 yemek kaşığı un
Yaklaşık 750 gr. yoğurt (evde ne yapacağımı bilemediğim 2,5 kg. yoğurt vardı ve bu çorba sayesinde değerlendirilmiş oldu. Yoğurt size bol gelebilir tahminimce ama ben yoğurt tadını ve çorbaya verdiği yoğun kıvamı çok seviyorum, üstelik bol bol çorbanız oluyor.)
3 yemek kaşığı şehriye(evde pirinç kalmadığından elimdeki arpa şehriyeyi değerlendirdim)
1 lt. içme suyu
Ayçiçek yağı
Nane
Kırmızı pul biber
Kimyon(bir fiske katınca oldukça güzel bir tat veriyor ama katılmasa da olur)

Yapılışı:

9 yaşında ilk çorbamı pişirdiğimde içine o kadar çok arpa şehriye atmıştım ki anneannem "Domatesli Şehriye Pilavı Çorbasıı olmuş bu!" diye dalga geçmişti. Pirinç konusunda yıllardır elimin ayarı hep kaçıktır. Son üç senedir iş başa düştüğünden kıvam tutturmayı başarabiliyorum. Yoğurt çorbası içinse önce çelik tencereye bir yemek kaşığı ayçiçek yağını gezdirdim ve yoğurdu koydum. Sonra 3 silme kaşık unu ve yumurtayı ekledim, boza kıvamına gelinceye ve topak kalmayıncaya kadar karıştırdım. Azar azar 1 lt. soğuk suyu ekledim, karıştırıp altını yaktım. Başından ayrılmadan sürekli karıştırdım ve içine şehriyeyi ekledim. Şehriyeler yumuşayınca ve çorba annemin deyimiyle göbek atmaya başlayıncaya kadar pişirip ateşten almaya yakın bolca nane ekledim. Bir 5 dakika da nane ile pişirip son olarak kimyon ve pul biber ekledim. Kızdırılmış yağ gibi pek lezzetli ama zararlı atraksiyonlara girişmedim. Kıvamı gelen çorbamı kırmızı kaseme aldım...Tom Waits dinleyerek kaşıkladım.

Not:Lakto-ovo(süt ürünleri ve yumurta tüketen) vejetaryenlere uygun bir tariftir.